theme-sticky-logo-alt
İsrail TV'sinde '24 dakikalık' itiraf! Türkiye'yi işaret ettiler: 'Tehlike üçgeni'

İsrail TV’sinde ’24 dakikalık’ itiraf! Türkiye’yi işaret ettiler: ‘Tehlike üçgeni’

HABER MERKEZİ / İsrail televizyonunda Türkiye’nin yükselen askeri gücü ve bölgesel etkisi tartışma konusu oldu. Kanal 14’te Ariel Idan’ın sunduğu “24 Dakika” programına katılan İsrailli yorumcu Tamir Morag, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın bölgesel dengelere etkisini değerlendirdi.

Türkiye’nin savunma sanayisindeki ilerlemesine ve askeri kapasitesine dikkat çeken Morag’ın sözleri, programın öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.

Programda, Türkiye ile Suudi Arabistan arasında son dönemde gelişen yakınlaşma ve üç ülke arasındaki güvenlik iş birliğinin kapsamı ele alındı. İsrail’in söz konusu anlaşmayı neden yakından takip ettiği, ortaklığın yalnızca askeri alanda mı kalacağı yoksa ekonomik ilişkileri de kapsayan daha geniş bir eksene mi dönüşeceği soruları gündeme getirildi.

‘YAKINDAN İZLİYORUZ’

Programın sunucusu Ariel Idan, ülkeler açısından ittifakların ve uluslararası ortaklıkların önemine dikkat çekerek güçlü devletlerin dahi müttefikleri olmadan ciddi risklerle karşılaşabileceğini söyledi. Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki yakınlaşmaya ve yeni güvenlik iş birliğine işaret eden Idan, İsrail’in gelişmeleri yakından izlediğini belirtti.

Idan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki ilişkinin İsrail açısından ne anlama geldiğini sorgularken, bu ortaklığın gerçek bir güvenlik tehdidi oluşturup oluşturmadığının ve İsrail’in buna karşı alternatif bir eksen arayışına girip girmeyeceğinin de tartışılması gerektiğini ifade etti.

‘TÜRKİYE BÖLGESEL BİR GÜÇ’

Söz konusu gelişmeleri değerlendiren Tamir Morag, Türkiye’nin bölgesel güç konumuna vurgu yaptı. Türkiye’nin bölgesinde önemli bir askeri kapasiteye sahip bulunduğunu belirten Morag, Ankara’nın yalnızca askeri gücüyle değil, kendi savunma sanayisini geliştirmesiyle de öne çıktığını söyledi.

İsrail’in Elbit Systems ve Rafael gibi savunma şirketlerine sahip olduğunu hatırlatan Morag, Türkiye’nin de Baykar gibi şirketler aracılığıyla gelişmiş insansız hava araçları ürettiğine dikkat çekti.

Morag, Türkiye’nin savunma sanayisindeki ilerlemesini “Türkiye tartışmasız bir şekilde yalnızca bir güvenlik gücü değil, aynı zamanda kendi çok gelişmiş savunma sanayisine sahip” diyerek anlattı.

İlginizi Çekebilir

‘BİZDEN KESİNLİKLE DAHA İLERİDELER’

Morag’ın değerlendirmelerinde Türkiye’nin insansız hava araçları ve yeni nesil hava platformları da önemli yer tuttu. Türk savunma sanayisinin geliştirdiği Bayraktar Kızılelma’ya dikkat çeken İsrailli yorumcu, platformun muharebe kabiliyetleri üzerinden Türkiye’nin teknolojik ilerlemesini değerlendirdi.

Türkiye’nin kendi savunma sistemlerini geliştirebilmesinin önemine vurgu yapan Morag, ülkenin dışa bağımlılığını azaltan bu kapasitenin bölgesel güç dengeleri açısından dikkate alınması gerektiğini belirtti.

Morag, Türkiye’nin askeri ve teknolojik kapasitesini İsrail ile kıyaslayarak “Türkiye bizden kesinlikle daha ileride. Kendi sanayisine sahip bölgesel bir güvenlik gücü haline geldiler” dedi.

İsrailli yorumcu, Suudi Arabistan’ın durumunu Türkiye ile karşılaştırırken de Ankara’nın kendi savunma sanayisine sahip olmasının önemli bir fark yarattığını savundu.

‘TÜRKLER ONU NASIL KULLANACAKLARINI BİLİYOR’

Morag, Türkiye’nin savunma teknolojileri konusundaki yetkinliğini anlatırken F-35 savaş uçaklarını da gündeme getirdi. İsrail’in sahip olduğu savunma teknolojileri ile Türkiye’nin yerli üretim kapasitesini karşılaştıran yorumcu, Türkiye’nin geliştirdiği sistemleri kullanma ve kendi teknolojisini üretme becerisine dikkat çekti.

Morag, F-35 üzerinden yaptığı değerlendirmede “F-35 örneğinde, muhtemelen onu uçurmayı bile başaramayacağız. F-35 pistte kalacak. Türkler onu nasıl kullanacaklarını biliyorlar, hatta gerektiğinde savunma teçhizatlarını kendileri üretmeyi bile biliyorlar” dedi.

İsrailli yorumcu, Türkiye’nin gelişmiş askeri araçlar üretebilmesinin yanı sıra kendi savunma sanayisini geliştirmesinin de ülkeyi bölgesel ölçekte önemli bir askeri ve güvenlik gücü haline getirdiğini savundu.

‘ÖZELLİKLE SEÇİLDİ’

Programda öne çıkan bir diğer başlık ise Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması oldu.

Üç ülkenin ortak savunma alanındaki iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan anlaşma, taraflardan birine yönelik dış kaynaklı silahlı saldırının tüm taraflara yapılmış sayılmasını öngörüyor. Anlaşma ayrıca savunma sanayisi, askeri iş birliği ve teknoloji paylaşımı gibi alanlarda ilişkilerin geliştirilmesini kapsıyor.

Mekke’de imzalanan anlaşmanın sembolik boyutuna da değinen Morag, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın buluşmanın gerçekleştirildiği yeri özellikle seçmiş olabileceğini ileri sürdü.

Morag, söz konusu ortaklığın Müslüman ülkeler arasındaki iş birliği boyutuna dikkat çekerek Pakistan’ın nükleer kapasitesini ve Suudi Arabistan’ın bu ülkeyle ilişkilerini de değerlendirmesine dahil etti.

‘TEHLİKE ÜÇGENİ’

İsrailli yorumcu, Türkiye’nin de bu yapıya katılmasını yeni ve dikkat çekici bir gelişme olarak nitelendirdi. Morag’a göre Türkiye’nin askeri gücü, Pakistan’ın nükleer kapasitesi ve Suudi Arabistan’ın bölgesel ağırlığı bir araya geldiğinde İsrail açısından yakından izlenmesi gereken bir tablo ortaya çıkıyor.

Morag, bu üçlü yapıyı değerlendirirken “tehlike üçgeni” ifadesini kullandı. Bu nitelendirme, yorumcunun söz konusu ortaklığa ilişkin değerlendirmesini yansıtırken, üç ülkenin anlaşmayı İsrail’e karşı kurulmuş bir ittifak olarak tanımladığı anlamına gelmiyor.

‘HESAPLAR YENİDEN YAPILACAK’

Ortadoğu’daki güç dengelerinin değişebileceğini savunan Morag, İran’ın zayıflaması halinde bölgede yeni bir güç boşluğu oluşabileceğini ve Türkiye’nin bu boşluğu doldurabilecek ülkelerden biri olduğunu söyledi.

İsrailli yorumcu, bölgede birden fazla bölgesel gücün etkili olabileceğini belirtirken, Mısır’ın da gelecekte söz konusu iş birliği mekanizmasına katılma ihtimalini gündeme getirdi.

Morag’a göre böyle bir genişleme, İsrail’in bölgesel güvenlik hesaplarını yeniden değerlendirmesini gerektirebilir. Türkiye’nin askeri kapasitesi ve bölgedeki etkisi nedeniyle yakından takip edilmesi gerektiğini savunan yorumcu, Ankara’nın yeni ortaklıklar üzerinden güç kazanmasının önemine işaret etti.

‘YALNIZCA ASKERİ BOYUTTA DEĞİL’

Programda Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki iş birliğinin yalnızca askeri boyutla sınırlı olup olmadığı da tartışıldı.

Sunucu Ariel Idan, taraflar arasındaki ilişkinin bir güvenlik ittifakı mı yoksa daha geniş kapsamlı ekonomik iş birliğinin de parçası mı olduğunu sorguladı.

Morag, anlaşmanın özünde askeri ve güvenlik odaklı olduğunu ancak üç ülke arasındaki ilişkilerin ekonomik boyutunun da göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.

“İttifakın kendisi askeri bir güvenlik ittifakıdır, ancak taraflar arasında çok kapsamlı bir ekonomik iş birliği de bulunmaktadır” diyen Morag, bölgesel ekonomik bağlantıların ve gelecekte kurulabilecek koridorların da bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Orta Doğu’daki ekonomik koridorların hangi güzergahları izleyeceği sorusunun önemini koruduğunu ifade eden Morag, Türkiye’nin kendi konumunu güçlendirmek için önemli yatırımlar yaptığını savundu.

‘DEV GİBİ GEMİLERİ VAR’

Son olarak Morag’ın değerlendirmelerinde Türkiye’nin denizlerdeki askeri kapasitesi de öne çıktı. İsrailli yorumcu, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki etkisinin İsrail açısından özellikle dikkatle takip edilmesi gereken alanlardan biri olduğunu söyledi.

Türkiye’nin deniz gücüne ilişkin değerlendirmesinde denizaltıları ve büyük savaş gemilerini gündeme getiren Morag, Türkiye’nin denizcilik alanındaki kapasitesinin bölgesel dengeler açısından önem taşıdığını belirterek “14 denizaltılarının olduğunu biliyorum ayrıca donanmalarının dev gibi gemileri var” dedi.

İsrailli yorumcunun değerlendirmeleri, Türkiye’nin savunma sanayisinde geliştirdiği yerli sistemler, askeri kapasitesi ve bölgesel ortaklıklarıyla Orta Doğu’daki güç dengelerinde oynadığı rolün İsrail televizyonunda kapsamlı biçimde tartışıldığını ortaya koydu.

İsrail seçimlerinde son durum! Hükümet anahtarı Arap partilerinde | Netanyahu’nun partisi hazmedemedi
İsrail seçimlerinde “çift zarf” oyları hariç sandıkların hepsinin sayımı tamamlandı

15 49.0138 8.38624 arrow 0 arrow 0 4000 1 0 horizontal https://focailkhaber.com.tr 250 0 1